Yeni röportajdan;
– Projeyi Bandai Namco’dan devralmak Retro’yu oldukça zorlamış
– Gerçek anlamda sıfırdan başlayamamışlar çünkü ortaya koyulan “orijinal vizyon” zaten varmış
– Zelda Breath of the Wild döneminde açık dünya baskısı hissetmişler ama serinin özünü bozacağı düşüncesiyle bundan vazgeçilmiş.
Bunu şöyle açıklıyorlar:
“Sonuçta oyun beklediğimizden çok daha uzun sürede tamamlandı ve bu süreçte oyuncuların açık dünya oyunlarına bakışının değiştiğini fark ettik. Ancak geliştirme süreci zaten bir kez sıfırlanmıştı, bu yüzden bir kez daha geri dönmek mümkün değildi. Orijinal vizyonumuzla ilerlemeye karar verdik.”
Bilinçli olarak dikkate almadıkları trendler de olmuş:
“Bu süre zarfında nişancı ve aksiyon oyunları, özellikle hız anlamında büyük bir evrim geçirdi. Ancak bu değişimleri oyuna dahil etmek, bir macera oyununun temposunu kurmayı zorlaştıracaktı. Bu yüzden bu trendleri bilinçli olarak dikkate almadık.”
– Çok sayıda dış stüdyo ile çalışmışlar. Yeni ekip üyelerinin Metroid felsefesini kavraması zaman almış.
“En çok odaklandığımız konu, yeni katılan ekip üyelerinin bizim üretim felsefemizi anlamasıydı. Biz sadece bir oyun yapmadığımızı, bir oyuncu deneyimi inşa ettiğimizi kavramaları zaman aldı. Özellikle Metroid Prime’a özgü olan “間 (ma)” yani duraklama, boşluk ve ritim hissini anlamaları gerekiyordu. Sonunda bu Japonca kavramın özünü gerçekten kavradıklarına inanıyorum.”

